Hayatı Bu An Tezahür Eden “Sonsuz Anda” Yaşamaya Başladım

Hayatı Bu An Tezahür Eden “Sonsuz Anda” Yaşamaya Başladım Hayatı Bu An Tezahür Eden “Sonsuz Anda” Yaşamaya Başladım

Esra Oflaz Güvenkaya, büyük bir cesaretle kaleme aldığı “Geçit: Hikayem ve Ötesi” adlı kitabını ve yaşamına dair merak edilenleri Klass’a anlattı..

Her yaşam bir kitaba konu olacak eşsizliktedir. önemli olan o yaşamı kitaba taşıyacak cesarette olabilmenizdir. Hele ki Esra Oflaz Güvenkaya gibi başarılarıyla, ışıltılı yaşamıyla ön planda olan bir kadının geçmişini büyük bir cesaretle kaleme alması gibi. O, şu an yaşadığı her anın ne kadar değerli olduğunu geçmişte yaşadığı acı tecrübelerle öğrenmiş bir isim. Ve geçmişini affettikten sonra onunla yaşamayı bir yana bırakmış, kurduğu yeni hayatı ile herkese örnek olan bir kadın. Kitabı Geçit: Hikayem ve ötesi ile kaleme aldığı hayatını gün yüzüne çıkartan Esra Oflaz Güvenkaya, yaşadıklarını, yaşıyor olduklarını ve yaşamla ilgili tavsiyelerini Klass okurları için anlattı. 

“Yolculuğumu anlatabilmem için çocukluğumun, hafızamın kuytu kutucuklarına hapsettiğim acı dolu sahnelerini gün yüzüne çıkarmam, bilinmeyen dramımı paylaşmam gerekiyordu. Kendi yolculuğumu anlatabilmek için annemin yazgısından bazı sırları da açıklamak zorunda kalacaktım. Ancak anlamıştım, defalarca ölümle burun buruna gelmek, ölüme yakın tecrübe yaşamak gibi, görünenin ötesinde benim vesilemle gün ışığına çıkmayı bekleyen tecrübelerim vardı.”

 

“O kazada kalbim durmuş ve ruhumun bedenimden ayrıştığı o bir iki dakikalık anda ölüme yakın tecrübe yaşadım. Işığa çekildim ve Allah ile bir oldum. Bana ölüme yakın tecrübemde gösterilenleri bu kitabımda tüm çıplaklığı ile anlatıyorum.”

 

“Hayatı bu an tezahür eden “sonsuz anda” yaşamaya başladım. O kazadan sonra anda doğru olanı yapmayı öğrendim; çeşitli olasılıklara çatallanan sonsuz anda. Her an her şey değişebiliyor. Bu anlarımız çok kıymetli.”

 

“Negatif ve mutsuz olduğum zamanlarda enerjimi meditasyon ve nefes ile düzeltirim.26 saniyelik bir meditasyonum var; yüksek benliğim yüksek hayrıma hareket etsin diye bağlantı kurar, dua ederim. Haftada 3-4 kez spor yaparım; kardiyo, pilates, ağırlık, yoga dönüşümlü. Ayrıca kitap kurduyumdur, okumayı çok severim. Seyahat etmeyi, özelikle iş dışında, ailemle her sene yeni bir yer görmeyi severim.”
 

“Almila, şu an İngilizceyi ve İspanyolcayı çok iyi konuşuyor. Bu sene çinceye başlayacak. Eğitimine çok önem verdiğim için yeni bir karar aldık ve bu kararı ilk kez sizinle paylaşıyorum. Almila, Eylül ayında İngiltere’de okumaya başlayacak. Eminim bu ona çok farklı bir vizyon katacak. Biz de eşimle 6 ay İngiltere’de, 6 ay Türkiye’de yaşayacağız. Bu yeniliğin hepimize çok iyi geleceğini düşünüyorum.”

 

Esra Hanım, “Geçit: Hikayem ve ötesi” adlı kitabınız gerçekten müthiş bir kitap. Siz kimselerin yapamadığı yapıp geçmişinizi kaleme alma cesareti gösteren ünlü bir iş kadınısınız. Peki geçmişinizi kaleme alma cesareti ve fikri nasıl doğdu?

çocukluğumdan beri kalbimle konuşur, sezgilerimi dinlerim. Birkaç sene önce ansızın bu kitabı yazmam gerektiğinin fısıltısını duyduğumda çok şaşırmıştım. Sonuçta kitap yazmak gibi bir hayalim hiç olmamıştı. Aynı zamanda yazmaktan ürkmüştüm. çünkü bu kitabı yazmam riskliydi; görünen bir hayatım, tırnaklarımla inşa ettiğim başarılı bir kariyerim, yıllarımı adadığım bir iç ahengim vardı. Yolculuğumu anlatabilmem için çocukluğumun, hafızamın kuytu kutucuklarına hapsettiğim acı dolu sahnelerini gün yüzüne çıkarmam, bilinmeyen dramımı paylaşmam gerekiyordu. Kendi yolculuğumu anlatabilmek için annemin yazgısından bazı sırları da açıklamak zorunda kalacaktım. Ancak anlamıştım, defalarca ölümle burun buruna gelmek, ölüme yakın tecrübe yaşamak gibi, görünenin ötesinde benim vesilemle gün ışığına çıkmayı bekleyen tecrübelerim vardı. Bu tecrübelerin birbirimize yakınlığı ve değiştiren gücü nedeniyle “Geçit: Hikayem ve ötesi”ni yazmaya karar verdim. önce annemden hepimiz adına izin aldım ve yazmaya başladım. Benim yaşamımın hikayesi kiminize üzücü, kiminize tanıdık gelecek, kiminize ise ilham verecek.

Bu arada kitap yazmak çok zor bir şeymiş. Hayatım boyunca özellikle yalnız geçirdiğim çocukluğum ve ergenliğim süresince çok fazla kitap okumamın, kitabımı yazmamda yardımı oldu diye düşünüyorum.

 

“AFFETMEDEN YAŞAMAYA DEVAM ETMEK çOK YORUCU”

Geçmişinizle hesaplaşmayı nasıl bitirdiniz ve onu nasıl affettiniz?

Affetmeden yaşamaya devam etmek çok yorucu. Yaşananlar adeta bir yük olur. çengellerle geçmişe asılı kalmak istemedim. Affedecektim ki özgür kılacaktım kendimi. Yapacağım kalpten affediş kalbimi, beni ve yarın tezahür edecek geleceğimi kökten değiştirecekti. Beni bambaşka bir geleceğe götürecekti. Babam vefat etmeden önce “seni affediyorum” cümlesi dudaklarımdan döküldü. Bağışlamıştım. İşte kutsal ironi bir kere daha bana gülümsedi.

 

Hayatınızda büyük mücadeleler vermiş kim bilir belki de hala veriyorsunuz. Peki yaşamınızın dönüm noktaları neler oldu?

çocukluğum ve genç kızlık dönemim ailevi sanrılar ve gizlerden dolayı devasa dramlarla geçti. Sonra 18 yaşında geçirdiğim kaza… Annem, babamı terk etmişti. Anneannemin vefatıyla anneme mirası kaldı ve annem özgürlüğüne kavuşabilmişti. Beni de babamla bırakmıştı giderken. Tam o dönemin sonrasında yaşadım trafik kazasını. Arkadaşımla beraber saç kestirmeye gidiyorduk, ağzımızda da bir patates cipsi, o ekşi tadı bugün gibi hatırlıyorum. Bugün bile patates cipsi hâlâ yiyemem. O kazada kalbim durmuş ve ruhumun bedenimden ayrıştığı o bir iki dakikalık anda ölüme yakın tecrübe yaşadım. Işığa çekildim ve Allah ile bir oldum. Bana ölüme yakın tecrübemde gösterilenleri bu kitabımda tüm çıplaklığı ile anlatıyorum. Ruhum tekrar bedenime döndükten sonra bana derin bir ilahi anlayışı miras bıraktı. O gün ölmemek için bir nedenim vardı. İnsanlar da türlü zorluklardan, sınavlardan geçiyor ve anlam arayışındalar. Ben de tecrübemi paylaşarak farkındalığın ışığını yansıtmak istedim.

 

Fotoğraflar: Ali Kangal

Mekan: Hotel Les Ottomans

Devamı ve daha fazlası Klass Magazin Nisan sayısında..