Ayşe’min önerisi ile aldığım “Şiddetsiz İletişim” kitabı elimden düşmüyor.
Bodrum yaşam okulundaki “Hayata Güzel Bakmak” sınıfımızda üzerinde çalışıyoruz. İletişimde nerelerde ve neden hata yaptığımızı, yanlış alışkanlıklarımızı nasıl değiştirebileceğimizi bulmak istiyoruz. Amacımız farkındalığımızı artırmak. Çünkü bilgi sahibi olmak yetmiyor. Öğrendiklerimizi uygulayabilmek önemli olan. Biz insanın isterse, çok çalışırsa değişebileceğine, hayatını varoluş amacına uygun, huzur içinde yaşayabileceğine inanıyoruz.
 

Şiddetsiz İletişim; kendimizi ifade etme ve başkalarını dinleme biçimimizi yeni bir çerçeveye oturtmamıza ve ilişkilerimizde derinlerdeki ihtiyaçları duymamıza rehberlik ediyor. Ana fikir; dinlemek-anlamak-gözlemlemek ve dilimizi güzel kullanmak üzerine kurulu diyebilirim.

 

DİLİNİZE HAKİM OLMAK YAPACAĞINIZ EN BÜYÜK SAVAŞTIR

Kendi hayatınızı ve ilişkilerinizi şöyle bir düşünün ve şu soruları sorun. İyi bir dinleyici misiniz? Karşınızdakini anlamaya çalışıyor musunuz? Ve en önemlisi dilinizi her şartta güzel kullanıyor musunuz?

Bana gelince; iyi bir dinleyici olduğumu, karşımdakileri anlamaya gayret ettiğimi, dilimi güzel kullanmak, kalp kırmamak için ciddi bir çaba içerisinde olduğumu söyleyebilirim. Rehberim, “Sizin en çok korkacağınız gönül kırmaktır. Dilinize hâkim olmak yapacağınız en büyük savaştır” sözüdür.
 

ŞEFKATİ ENGELLEYEN İLETİŞİM!

İnsan şefkatten, merhametten, empatiden uzaklaştıkça dünya yaşanmaz hale geliyor.
Farklı düşüncelere, inançlara, değerlere ve yorumlara tahammülü kalmadığı yetmezmiş gibi ahlak bekçisi kesiliveriyor. Sonuçta iletişim diye bir şey kalmıyor.

Şefkati engelleyen iletişim başlığında; bizim değerlerimizle örtüşmeyen davranışlarda bulunan insanları, yaptıkları yanlış veya kötü olduğunu ima eden ahlakçı yargılamalarla değerlendirdiğimiz yazıyor.

Beni en çok düşündüren ve rahatsız eden işte bu zamanlarla ortaya çıkan ahlakçı yargılardır. İğneyi kendilerine çuvaldızı başkalarına batırmayı bilmeyenlerdir. Hiç tanımadıkları insanlar ve hiç bilmedikleri olaylar hakkında zannederek ileri geri konuşanlar, insafsızca yargılayanlar, yaradılışlarındaki sevgiden şefkatten bu denli uzaklaşanlar ne yazık size!

Kitabın sayfalarını çevirirken bir gül yüzlünün okuduğum şu sözleri, tam da buraya ne kadar yakışırdı diye düşündüm.

“Siz her zaman çok dikkatli ve kendinizi çok iyi kontrol eden olmalısınız. Siz hiç kimse için önceden hiçbir şeyi zannetmeyiniz. Duyunuz, görünüz, anlayınız, biliniz, ölçünüz. Ve sonra karar veriniz. ASLA ZANNETMEYİNİZ...!”


Evet sevgili okur, iletişim her şeydir. Düzelecek olan özümüzde değil sözümüzdedir. Özümüz tertemiz çünkü. Yüce Sevgilinin sevgisinden yaratıldık. Dikkat etmemiz gerekenler sözlerimizdir.
 

Sağlıklı iletişim tatlı dille güçlüdür. Tatlı dil, tatlı davranış ve sevgiyle kenetlenmiş gönüller demektir. Unutmayınız.


  Diğer Tüm Yazılar