Antalya’dan Moskova’ya Moda Köprüsü

Antalya’dan Moskova’ya Moda Köprüsü Antalya’dan Moskova’ya Moda Köprüsü

Antalya Fashion Week Kurucusu ve Başkanı Eda Meltem Yılmaz, Moskova’da düzenlenen BRICS+ Fashion Summit’te Türkiye’yi ve Antalya’yı temsil etti. Dünyanın farklı coğrafyalarından moda profesyonellerini bir araya getiren uluslararası zirvede Yılmaz, Türk modasının güçlü hikâyesini, Anadolu’nun kültürel mirasını ve Antalya Fashion Week’in uluslararası vizyonunu anlattı.  

2016 yılında Antalya’nın zengin kültürünü, tarihini ve eşsiz değerlerini moda aracılığıyla dünyaya anlatmak, Türk tasarımcıları uluslararası platformlarla buluşturmak ve kalıcı iş birlikleri geliştirmek vizyonuyla yola çıkan Antalya Fashion Week, bugün Antalya’dan dünyanın farklı moda merkezlerine uzanan uluslararası bir platform olarak yolculuğunu sürdürüyor.Bu vizyonun önemli duraklarından biri de Moskova’da gerçekleşen BRICS+ Fashion Summit oldu.
ANTALYA FASHION WEEK, MOSKOVA’DA KÜRESEL MODA GÜNDEMİNDE
28-29-30 Eylülde gerçekleşen; BRICS+ Fashion Summit’de , 60'tan fazla ülkeden katılımcıların yer aldığı 26 panel oturumu gerçekleştirildi. Farklı ülkelerden moda haftalarını, tasarımcıları, sektör profesyonellerini ve yaratıcı endüstri temsilcilerini bir araya getiren önemli uluslararası moda platformlarından biri olarak öne çıkıyor. Zirve kapsamında moda sektörünün geleceği, uluslararası iş birlikleri, ekonomik büyüme ve moda haftalarının şehirler üzerindeki etkisi farklı coğrafyaların bakış açılarıyla ele alındı.
29 Eylül’de gerçekleştirilen “Fashion Week as a Modern Economic Platform” başlıklı panelde Antalya Fashion Week’i Kurucusu ve Başkanı Eda Meltem Yılmaz temsil etti.
Panelin moderatörlüğünü Nichole M. Bess (Amerika Birleşik Devletleri) üstlenirken, Yılmaz ile birlikte Gabriela Tome Alarcon (Paraguay), Jay Ishak (Malezya), Stephen Manzini (Güney Afrika), Shirene Rifai (Ürdün), Hind Joudar (Fas), Dawson Deng (Güney Sudan) ve Ehat Lekovic (Türkiye) yer aldı.
Farklı kıtalardan gelen moda profesyonellerinin bir araya geldiği panel, ülkelerin kendi moda ekosistemlerini, şehirlerini ve gelecek vizyonlarını uluslararası bir perspektiften paylaşmasına olanak sağladı.
MODA HAFTALARI SADECE PODYUM DEĞİL
Panelin temel başlıklarından biri, moda haftalarının yalnızca defilelerden ve estetik gösterilerden ibaret olmadığı gerçeğiydi.
Moda haftalarının; tasarımcılar, bağımsız markalar, medya, satın almacılar, üreticiler, yaratıcı sektörler ve şehir ekonomileri arasında çok katmanlı bir ekosistem oluşturduğu vurgulandı.
Doğru bir stratejiyle kurgulanan bir moda haftasının etkisinin podyumla sınırlı kalmadığı; turizm, konaklama, yeme-içme, perakende, üretim, medya ve yaratıcı endüstriler başta olmak üzere farklı sektörlerde ekonomik hareketlilik yaratabildiği ele alındı.
Bu perspektif, Antalya Fashion Week’in yıllardır geliştirdiği modelle de doğrudan örtüşüyor. Antalya Fashion Week; moda etkinliklerini Antalya’nın tarihi, kültürel mirası, turizm potansiyeli ve şehir kimliğiyle bir araya getirerek modayı yalnızca bir gösteri alanı değil, şehrin uluslararası tanıtımını ve yaratıcı ekonomisini destekleyen bir platform olarak konumlandırıyor.
Bu nedenle BRICS+ Fashion Summit’te Antalya Fashion Week’in bir moda haftası temsilcisi olarak yer alması, yalnızca bir uluslararası etkinliğe katılımın ötesinde anlam taşıyor. Antalya’nın uluslararası moda ağı içindeki görünürlüğünü artıran bu katılım, Antalya Fashion Week’in yıllar içinde oluşturduğu uluslararası bağlantıların ve vizyonun da bir yansıması olarak öne çıkıyor.
ANADOLU’NUN ÇOK KATMANLI MİRASI ÇAĞDAŞ TASARIMA İLHAM VERİYOR
Zirvede Türkiye’nin sahip olduğu kültürel mirasın çağdaş moda için taşıdığı potansiyel de gündeme geldi. Antalya Fashion Week’in uluslararası vizyonu çerçevesinde Türkiye’nin moda dünyasındaki özgün konumuna dikkat çekilirken, Anadolu’nun binlerce yıllık kültürel birikiminin çağdaş Türk tasarımına sunduğu ilham öne çıkarıldı.
Eda Meltem Yılmaz, Türkiye’nin kültürel çeşitliliğini şu sözlerle ifade etti:
“Biz Anadoluluyuz. Bir yanımız Doğu’ya, diğer yanımız Batı’ya uzanıyor. Antik Roma’dan Bizans’a, Selçuklulardan Osmanlı’ya uzanan çok katmanlı bir kültürel mirasımız var. Bu miras, çağdaş Türk tasarımına ilham veren en güçlü kaynaklardan biridir.”
Anadolu’nun farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan zengin mirasının, Türk tasarımcıları için yalnızca geçmişe ait bir değer olmadığı; bugünün tasarım dilini besleyen, yeni hikâyeler üretmeye imkân veren canlı bir kültürel kaynak olduğu vurgulandı.
Türkiye’nin moda dünyasındaki potansiyelinin yalnızca coğrafi konumundan değil, sahip olduğu kültürel derinlikten de beslendiğine dikkat çekildi. Doğu ile Batı arasında yer alan Türkiye, farklı medeniyetlerden gelen estetik anlayışları çağdaş tasarım diliyle yeniden yorumlayabilecek özgün bir potansiyel taşıyor.

MOSKOVA’DAN ANTALYA’YA UZANAN ULUSLARARASI MODA KÖPRÜSÜ

Türk tasarımcılar Moskova’da podyuma çıktı

Antalya Fashion Week’in Moskova’daki varlığı BRICS+ Fashion Summit ile sınırlı kalmadı. Antalya Fashion Week ve Moscow Fashion Week iş birliği kapsamında, Türk tasarımcılar Gökhan Yavaş ve Murat Aytulum, koleksiyonlarını Moskova Fashion Week programında uluslararası moda dünyasıyla buluşturdu.
“ANTALYA FASHION WEEK PRESENTS GOKHANYAVAS & MURAT AYTULUM” başlığıyla gerçekleşen uluslararası iş birliğinde GOKHANYAVAS, “Armored Silence” koleksiyonunu; Murat Aytulum ise “Selam” koleksiyonunu Moskova podyumuna taşıdı.
Türk tasarımcıların koleksiyonları, yalnızca tasarım diliyle değil, kültürel referanslarıyla da dikkat çekti. Defile boyunca kullanılan Türkçe türküler, koleksiyonların ruhunu tamamlayan ve tasarımların hikâyesini destekleyen önemli bir anlatı unsuru olarak öne çıktı. Murat Aytulum’un “Selam” koleksiyonunda ise Türk kültürünün güçlü sembollerinden duvaklar ve “beşi bir yerde” takıları kullanılarak geleneksel unsurlar çağdaş tasarım anlayışıyla yeniden yorumlandı. Böylece koleksiyon, Türk kültüründen beslenen görsel ve müzikal unsurları uluslararası Moskova podyumuna taşıdı.
Bu iş birliği, Antalya Fashion Week’in yalnızca Antalya’da uluslararası tasarımcıları ağırlayan bir platform olmanın ötesine geçerek, Türk tasarımcılarını dünyanın önemli moda merkezlerinden Moskova’ya taşıyan ve Türkiye ile uluslararası moda platformları arasında yeni bağlantılar kuran bir yapı olarak geliştiğini gösterdi.
Antalya’dan Moskova’ya uzanan bu yolculuk, Antalya Fashion Week’in temel vizyonunu bir kez daha ortaya koydu: modayı yalnızca bir podyum olarak değil; şehirleri, kültürleri, tasarımcıları ve ülkeleri buluşturan, uluslararası iş birliklerine ve yeni hikâyelere alan açan güçlü bir platform olarak konumlandırdı.