Psikoloji alanındaki çalışmalarıyla dikkat çeken Gökhan Çınar’ın programında konukların bilinmeyenlerine ışık tutulurken, Yılmaz Morgül’ün anlattıkları izleyenleri hem şaşırttı hem de duygulandırdı.
“FAKİRLİKTEN GELDİM, AMA KENDİMİ DÜNYA’NIN EN ZENGİNİ HİSSETTİM”
Hayat hikayesini anlatırken çocukluk yıllarına dönen Yılmaz Morgül, yokluk içinde büyüdüğünü ama hiçbir zaman kendini eksik hissetmediğini söyledi: “Çok fakir bir ailenin çocuğuydum. İnşaatta çalıştım, tuvalet temizledim, bulaşıkçılık yaptım… Yeter ki eve bir ekmek götürebileyim diye her işi yaptım. İlk günümde beni dövdüler, paramı aldılar. Ağlayarak eve gittim. Annem ‘Sen Yılmaz’sın, yılmayacaksın’ dedi.”
“31 YILIN 21 YILINI ÜCRETSİZ KONSERLERE AYIRDIM”
Morgül, sahne tutkusunun çok küçük yaşlarda başladığını belirterek çocukluğunu şu sözlerle anlattı: “Dört yaşında karar verdim. Evde eşyaların üstüne çıkıp ‘Beni dinleyeceksiniz’ diyordum. Beş yaşında sınıfta kapıyı kapatıp şarkı söylüyordum. dedi. Annesine verdiği bir sözün hayatını şekillendirdiğini söyleyen sanatçı, şu ifadeleri kullandı: “Annem bana ‘Bir yere gelirsen kendini yardıma ada’ dedi. Ben de öyle yaptım. 31 yıllık sanat hayatımın 21 yılını ücretsiz konserlere ayırdım.” dedi. Lösemili, otizmli ve engelli çocuklar için yıllarca çalıştığını belirten Morgül, “Ben onların babası oldum” diyerek gözleri doldurdu.
“BEN HEP BEYEFENDİ OLDUM, AMA EZİLDİM”
Programın en çarpıcı bölümlerinden biri ise Morgül’ün müzik dünyasına yönelik sert sözleri oldu. Özellikle Ebru Gündeş hakkında söyledikleri dikkat çekti: “Onun sahne alması için elimden geleni yaptım. Ama sonra bana her türlü düşmanlığı yaptı. Kalbim çok kırık.” dedi. Yıllarca “İstanbul beyefendisi” olarak anıldığını söyleyen Morgül, bu tavrının bazen kendisine zarar verdiğini de itiraf etti: “Beyefendi oldukça beni ezdiler. Ama yine de değişmedim. Seviyesizliğe cevap vermem.” dedi.
Programın en duygusal anları ise aile hayatına dair anlattıklarıyla yaşandı. Yılmaz Morgül, ablasının ölümünü ilk kez bu kadar açık anlattı “Ablam 19 yaşında öldürüldü. Yıllarca bunu anlatamadım. Annem üzülmesin diye sustum.” Bu travmanın tüm aileyi derinden etkilediğini söyleyen sanatçı, annesinin bu acıdan sonra hastalandığını ifade etti. Ablasının ölümünden sonra sandıktan çıkan mektubu da ilk kez paylaşan sanatçı, şu ifadeleri kullandı: “Sakın aşka inanma… Sen bu satırları okurken ben dünyada olmayacağım ama nedeni bu olacak.” Bu travmanın hayatını tamamen değiştirdiğini belirten Morgül, bu yüzden insanlara karşı mesafeli olduğunu ve aşk kavramına hiçbir zaman güvenemediğini söyledi.
“16 YIL ANNEME BAKTIM”
Annesinin hastalığı sürecini anlatırken gözyaşlarını tutamayan Morgül, hayatının en zor dönemini şu sözlerle anlattı: “Annem Alzheimer oldu. 16 yıl boyunca ona baktım. Annem artık benim çocuğum olmuştu.” Kendi hayatını tamamen annesine adadığını söyleyen sanatçı, bu sürecin kendisini hem yıprattığını hem de güçlendirdiğini belirtti.
Özel hayatına dair de konuşan Yılmaz Morgül, yetiştirilme tarzının ilişkilerine etkisini şu sözlerle anlattı: “Bana ‘Sevdiğin insandan başkası seni görmemeli’ diye öğretildi. Bu yüzden çok mesafeliyim.” dedi. Aşk konusunda hep temkinli olduğunu söyleyen sanatçı, bu yönünün çocukluk travmalarıyla bağlantılı olduğunu ima etti.
Kanserle mücadelesine de değinen Morgül, yıllarca Amerika’da tedavi gördüğünü ve bu süreçte hayata bakışının değiştiğini söyledi “Kendimi 21 yaşında hissediyorum. Yaşımı öyle kodladım.” dedi. Pozitif düşüncenin iyileşme sürecinde büyük rol oynadığını belirten sanatçı, hayata olan bağlılığını vurguladı. Programın sonunda kendini tanımlayan Yılmaz Morgül, aslında hiç büyümediğini şu sözlerle ifade etti: “Benim içimde hep bir çocuk var. Belki yaşayamadığım çocukluğu şimdi yaşıyorum.” dedi.
Yılmaz Morgül: “Annem Benim Çocuğum Oldu”
Yılmaz Morgül: “Annem Benim Çocuğum Oldu”
Ünlü sanatçı Yılmaz Morgül, Uzman Psikolog Gökhan Çınar’ın sunduğu Katarsis programına konuk oldu. Yıllardır sahnedeki güçlü duruşuyla tanınan Morgül, bu kez hayatının bilinmeyen yönlerini, yaşadığı kırgınlıkları ve derin acılarını ilk kez bu kadar açık anlattı.