Gökhan Uçar : “Sigorta Şirketlerinin Büyümesi Devletin Finansal İstikrarına Destek Olur”

Gökhan Uçar : “Sigorta Şirketlerinin Büyümesi Devletin Finansal İstikrarına Destek Olur” Gökhan Uçar : “Sigorta Şirketlerinin Büyümesi Devletin Finansal İstikrarına Destek Olur”

Ünlem Sigorta Kurucusu Ve Ceo’su Gökhan Uçar, Sigorta Şirketlerinin Devletlerin Ekonomik İstikrarı Açısından Taşıdığı Önemi Klass’a Anlattı Müşterilerine sunduğu kişiye özel sigorta ürünleri, güçlü dijital altyapısı, kurumsallık anlayışı, profesyonel kadrosu ve güven veren yaklaşımı ile Türkiye’nin her yerinde insanların hayatına dokunan Ünlem Sigorta, Türkiye’nin en başarılı sigorta acentesi olarak ön plana çıkıyor. Gökhan Uçar’ın 2005 yılında kurduğu Ünlem Sigorta, ulaştığı yüksek satış rakamları sayesinde büyük emeklilik ve sigorta şirketleriyle önemli ortaklıklara imza attı ve kısa sürede büyüyerek 150 bin müşteriye ve bireysel emeklilikte 6 milyar liralık bir fon büyüklüğüne ulaştı. Halihazırda Türkiye Sigorta, Allianz ve Zurich başta olmak üzere 20 büyük emeklilik ve sigorta şirketi ile çalışan Ünlem Sigorta, Türkiye’nin her bölgesinde açtığı yeni ofisleriyle büyümesini sürdürüyor. Ünlem Sigorta CEO’su Gökhan Uçar ile sigortacılık sektöründe bir acente olarak ulaştıkları bu büyük başarının sırrını ve müşterilerine olan yaklaşımlarını Klass okurları için konuştuk.  


Gökhan Bey, Ünlem Sigorta olarak sigortacılık sektöründe daha önce hiçbir acentenin ulaşamadığı bir başarıya ulaştınız. Öncelikle bu sektöre nasıl giriş yaptığınızı ve nasıl büyüdüğünüzü sizden öğrenebilir miyiz?
Ünlem Sigorta, şu anda 20 ilde 400 çalışan ile hizmet veren Türkiye’nin en büyük acentelerinden biridir. Ben 25 yıllık sigortacıyım. 2005 yılında kendi acentemi Mersin’de kurdum ve Oyak Emeklilik Acentesi olduk. O yıl Adet üretiminde Oyak Emeklilik’te Türkiye birincisi olduk. Daha önce çalıştığım firmada da Türkiye’nin en çok satış yapan kişisiydim. Daha sonra Oyak emeklilik ING gruba satıldıktan sonra, bizim hayatımızı ING Emeklilik ile değişti. ING Emeklilik, yaptığımız iş deki başarımızı görerek yeni şube açmamız için bizi destekledi. Bu teklifi kabul ederek ilk şubemizi Adana’da açtık. Aynı yıl içerisinde Kayseri, Konya gibi illerde yeni ofislerimizi açtık. Daha sonra 2013 yılında ING Emeklilik şirketimizin %50’sini satın alma teklifinde bulundu ve Türkiye de ilk defa bir acente Global bir firma ile ortaklık yapmış oldu.
Allianz, daha geniş ürün yelpazesine sahip bir firma. Allianz’ın da bir buçuk sene içerisinde Türkiye’nin en çok satış yapan acentesi olduk. Yaşam sigortasında acentelerin toplam üretiminin %50 ’sini biz yaptık. Sonrasında, Türkiye Emeklilik ile anlaştık. Türkiye Emeklilik içinde de yaptığımız üretimlerle, Türkiye Emeklilik en büyük acentesi olduk. Şu anda yaklaşık 150 bin müşterimiz var, 6 milyar civarında bir fon yönetimi yapıyoruz.
“2021 yılında kendi hisselerimizi alıp,  AllIanz
ile çalışmaya başladık”


Hangi sigorta şirketleriyle
çalışıyorsunuz?

Bizim en büyük partnerlerimiz Allianz, Türkiye Sigorta ve Zürih. Bu üç sigorta başta olmak üzere yaklaşık 20 sigorta şirketi ile çalışıyoruz. Bizim gibi Türkiye’de başka büyük bir acente yok. Büyük sigorta şirketleriyle kıyaslandığımızda 17. sıradayız. Bugün Ünlem Sigorta bireysel bir sermaye ile büyüyen bir acente. Bir acente olarak kurumsal bir yapı ve profesyonel bir yaklaşım geliştirdik.
Ünlem Sigorta olarak güçlü bir dijital
altyapıya sahipsiniz. Bu yapının temelini nasıl attınız?

Tabiki, bu kadar büyük bir başarının altında kurduğumuz güçlü dijital altyapı yatıyor. 2010 yılında kendi akademimizi kurduk. Ünlem Akademi adını verdiğimiz departmanı daha sonra şirketleştirdik. Bu platform 7/24 ihtiyaç duyduğunuz sorunlara çözümler üreten videolar üretiyor. Bize çok önemli bir nitelik kazandırdı. Biz, %99 oranında sigorta sektöründe tecrübesiz olan insanları işe alıyoruz. 2014 yılında bir yazılım şirketi kurmuştuk. Burada sektörün ilk CRM’ini yazdık. Müşteri davranışlarını CRM sayesinde veriye dönüştürmeye başladık. Sahadaki çalışanlarımızın müşterileriyle yaşadığı tüm sorunları bu sisteme aktardık. Davranışı yönetmek belki çok zor ama veriyi yönetmek daha kolay. Bu sistem şu anda da devam ediyor. 2014’ten 2025’ kadar olan süreyi kapsayan, 11 yıllık inanılmaz bir datamız var. Biz sigortacılar aslında insanlarla bir ürünü değil bir hayali konuşuyoruz. Bu hayallere giden yolda karşınıza çıkacak olan engeller bazen hesaplanmıyor. İnsanlarla bu hesaplanmamış engelleri konuşmak zorundayım. Sonra da size uygun bir sigorta ürünü çözümü getirmeliyim. Elimizde olan verilerden yola çıkarak bütün müşterilerimizin hayata bakışı, çocuklara bakışı, iş hayatına bakışı ve bununla alakalı bütün bilgileri ihtiyaç analizi adını verdiğimiz bir formla alıyoruz ve kendi içimizde onu bir veriye dönüştürüyoruz.

“EĞER DEPREM SİGORTASI ZORUNLU OLMASINA RAĞMEN HERKES TARAFINDAN YAPTIRILMIŞ OLSAYDI, SON YAŞADIĞIMIZ 6 ŞUBAT DEPREMİNDE DEVLETİN BÜTÇESİNE BU KADAR YÜK BİNMEYECEKTİ”

Türkiye’de sigortacılık sektörünün
en temel sorunu sizce nedir?

Bugün Türkiye’deki en önemli sorunlarından birisi sigortacılığın altyapısının hala gelişmemiş olması. Eğer deprem sigortası zorunlu olmasına rağmen herkes tarafından yaptırılmış olsaydı, son yaşadığımız 6 Şubat depreminde devletin bütçesine bu kadar yük binmeyecekti. Depremde hayatını kaybeden müşterilerimiz oldu. Bu vefatlardan dolayı 50 milyon liralık bir teminat ödemesi gerçekleştirdik. Bu sayede aileler kısa sürede hayatlarını düzene soktular. Sigorta altyapısı Türkiye’de daha hızlı ve daha kapsamlı gelişirse kimse mağduriyet yaşamaz. Bunu her alana uyarlayabiliriz. Örneğin, bireysel emeklilik sayesinde insanların emeklilikleri dönemleri güvence altına alındı. Gelişmiş ülkelerin lokomotif sektörü sigortadır. Türkiye’de bu kavram ilk olarak 2001 yılından itibaren konuşulmaya başlandı. O dönemde Kemal Derviş, ilk olarak sigorta kanunlarını düzenledi. Aslında bu devlet için de büyük bir avantaj. Sigorta şirketlerinin büyümesi devletin finansal istikrarını destekler.

Ünlem Sigorta olarak istihdama önemli
bir katkı sağladığınızı biliyoruz.
Çalışanlarınızı motive etmek adına onlara neler sunuyorsunuz?

İstihdama çok önemli bir katkıda bulunuyoruz. Bugün 400 kişiyiz, yarın 1000 kişi olacağız. Türkiye’nin her köşesinde, Van’da, Diyarbakır’da ofislerimiz var. Yakın zaman Erzurum’da ofisimizi açacağız. İskenderun depremden sonra İskenderun henüz ayağa kalkmadan orada ofisimizi açtık. Bunun dışında sağladığımız imkanlarla iş arayan çocuklarımızın hayallerine destek oluyor, geleceklerini birlikte inşa ediyoruz. Ayrıca başarılı ekip arkadaşlarımızı yılda dört- beş kere yurt dışına götürüyoruz.
Bu sene 2025’te 200 kişiyi yurt dışına götürdük. Onların farklı hayatlar ve farklı dünyalar keşfetmesine katkıda bulunuyoruz.

“KİŞİNİN İHTİYAÇLARINI
ANALİZ EDİP, KİŞİYE ÖZEL ÜRÜNLER SATIYORUZ”


Sizi diğer sigorta acentelerinden
ayıran özellikleriniz nelerdir?

Biz yaptığımız hizmet ile ön plana çıkmış bir şirketiz. Karşımızdaki insanla her zaman empati yapıyoruz. Sigortacılıkta çok ciddi komisyonları olan ve sırf yüksek komisyonu var diye satılan ürünler var. Biz bunların hiçbirini satmıyoruz. Tailor-made (Terzi işi) bir iş yapıyoruz. Kişinin ihtiyaçlarını analiz edip, kişiye özel ürünler satıyoruz. Çünkü herkesin riskleri ve beklentileri farklıdır. Bu konuda insanlara finansal danışmanlık da yapıyoruz. Yani hazır paket satmıyoruz. Biz, belki hiç komisyon kazanmayacağımız bir üründe bile aynı hizmeti veririz. Müşteri bizim uzun vadeli çalıştığımız yol arkadaşımızdır. Bunun sayesinde bugün Türkiye’nin her yerinde bilinen ve tanınan bir şirketiz. Bu müşteri memnuniyetin sürekli hale getirmek için gün içinde arkadaşlarımızın ziyaret ettiği kişileri arayarak memnuniyet araştırmaları yapıyoruz.