Hüseyin Alper : “Kolyecik’i Bir Türk Tasarım İmzası Olarak Uluslararası Pazara Taşımayı Hedefliyoruz”

Hüseyin Alper :  “Kolyecik’i Bir Türk Tasarım İmzası Olarak Uluslararası Pazara Taşımayı Hedefliyoruz” Hüseyin Alper : “Kolyecik’i Bir Türk Tasarım İmzası Olarak Uluslararası Pazara Taşımayı Hedefliyoruz”

Kolyecik Marka Kurucusu Hüseyin Alper, ‘Kolyecik’ Markasının Tasarım Dilini Ve Büyüme Hedeflerini Klass’a Anlattı Köklerini Kapalıçarşı geleneğinden alan güçlü bir vizyonun markalaşmış hali olarak öne çıkan ‘Kolyecik’, güveni temel alan üretim anlayışı, zamansız tasarım dili ve müşteri deneyimini merkeze koyan yaklaşımıyla dikkatleri çekiyor. Kurucusu Hüseyin Alper’in yıllara dayanan saha tecrübesiyle şekillenen marka; güven, kalite ve sürdürülebilirlik ilkelerini merkezine koyuyor. El işçiliğini modern üretim teknolojileriyle buluşturan Kolyecik, sade, net ve zamansız tasarım diliyle fark yaratıyor. Müşteri deneyimini satışın ötesinde bir değer ilişkisi olarak konumlandıran Kolyecik, dijital dünyada da aynı güven anlayışıyla büyüyor. Hızlı değil doğru büyümeyi hedefleyen Kolyecik, Türk tasarım imzasını uluslararası vitrine taşımaya hazırlanıyor. Kolyecik Marka Kurucusu Hüseyin Alper ile ‘Kolyecik’ markasının tasarım dilini ve büyüme hedeflerini Klass okurları için konuştuk.  

Hüseyin Bey, öncelikle sizi tanıyarak, Kolyecik markasını kurma fikrinin nasıl ortaya çıktığını anlatabilir misiniz? Ne zaman başladınız, sizi bu sektöre yönlendiren neydi?
Benim okulumu sorarsanız, cevabı net: Kapalıçarşı. Orası sadece ticaret yapılan bir yer değildir; güvenin, sözün ve sabrın test edildiği bir ekoldür. Genç yaşta o atmosferin içine girdim. İnsan okumayı, risk yönetmeyi, doğru ürünü doğru zamanda sunmayı orada öğrendim. Altının değeri bellidir. Ama güvenin değeri ölçülmez. Sahare döneminde üretim altyapımızı kurduk, sistemimizi oturttuk. Ancak bir noktada üretimin tek başına yeterli olmadığını gördüm. Marka olmak gerekiyordu. İşte ‘Kolyecik’ bu vizyonla doğdu. ‘Kolyecik’ ismini özellikle daha sıcak, daha ulaşılabilir bir kimlik oluşturmak için seçtik. Takı zarif bir detaydır; biz de markamızın isminin samimi ama karakterli olmasını istedik. Kolyecik bir heves değil; yılların saha tecrübesinin markalaşmış halidir.

Markanızın en temel değerleri nelerdir? Tasarımda, üretimde ve müşteri ilişkilerinde sizi diğer markalardan farklı kılan şey nedir?
Bizim için üç temel unsur var: güven, kalite ve sürdürülebilirlik. Üretimi şansa bırakmayız. Her koleksiyon planlı çıkar. Her ürün kontrol sürecinden geçer. Satış bizim için sürecin sonu değil başlangıcıdır. Ayrıştığımız nokta sadece tasarım değil; müşteri deneyimi. Hızlı üretim, net teslim süresi ve satış sonrası destek bizim disiplinimizin parçasıdır. Kısa vadeli kazançlar gelir geçer. Asıl mesele, yıllar sonra da güvenle anılan bir marka bırakmaktır. Biz sadece altın değil insanların sevdiklerine verdiği değeri simgeleyen birer imza üretiyoruz.

El işçiliği ve kişiye özel tasarımlar sizin için ne ifade ediyor? Ürün tasarım süreciniz nasıl işliyor?
Makine üretir ama karakter katmaz. El işçiliği bizim imzamızdır. Geleneği teknolojiyle destekliyoruz. Geleneksel ruhu, modern tasarım teknikleri ve üç boyutlu modelleme süreçleriyle birleştiriyoruz. Böylece hem estetik hem teknik olarak güçlü sonuç elde ediyoruz. Kişiye özel tasarımlarda mesele bir ürün değil, bir hikâyedir. İsim yazdıran biri bir anlam bırakmak ister. Taş seçen biri bir duyguyu taşımak ister. Biz tasarımı o duygu üzerine inşa ederiz.

‘KOLYECİK’İN TASARIM DİLİ SADE, NET VE ZAMANSIZDIR. ABARTIDAN UZAK AMA FARK EDİLİR’

Kolyecik ürünlerinin tasarımında ilham kaynaklarınız neler? Geleneksel motiflerden modern çizgilere kadar yaklaşımınız nasıl?
İlhamı sahadan alırım. Sokaktan, müşteriden, talepten. Gelenek bizim temelimizdir ama birebir tekrar etmeyiz. Örneğin klasik bir motifi alıp bugünün minimal stiline uyum sağlayacak kadar sadeleştiriyoruz. Ruh korunur, form güncellenir. Kolyecik’in tasarım dili sade, net ve zamansızdır. Abartıdan uzak ama fark edilir.

E-ticaret ve dijital pazarlama markanız için ne kadar önemli oldu?
Bugün markaların vitrini dijital platformlardır. E-ticareti baştan stratejik konumlandırdık. Yeni nesil müşteri orada. Marka algısı orada oluşuyor. Ancak dijital sadece bir araçtır. Güven inşa edilmezse sürdürülebilir olmaz. Vitrinde ne görüyorsanız, elinize ulaşan odur. Biz dijitalde de güveni paketliyoruz.

‘GERİ BİLDİRİM BİZİM İÇİN ELEŞTİRİ DEĞİL, STRATEJİK VERİDİR’

Müşterilerinizden aldığınız geri bildirimler işinizi nasıl şekillendiriyor?
Müşteri en doğru referanstır. Hangi model tekrar talep görüyor? Hangi tasarım hediye segmentinde öne çıkıyor? Hepsini analiz ederiz. Kapalıçarşı’da öğrendiğim bir şey var: İnsan bazen satın alma sebebini söylemez ama tavrıyla gösterir. Biz o dili okumayı öğrendik. Geri bildirim bizim için eleştiri değil, stratejik veridir.

Gelecek planlarınız nelerdir? Yeni koleksiyonlar, uluslararası pazar hedefleri veya marka büyüme stratejilerinizden bahseder misiniz?
Hedefimiz hızlı büyümek değil, doğru büyümek. Sınırlı üretim, seçici ve tematik koleksiyonlarla marka değerimizi daha yukarı taşımayı hedefliyoruz. Uzun vadede hedefimiz, Kolyecik’i bir Türk tasarım imzası olarak uluslararası pazara taşımak. Dünya vitrininde yerini alan, referans gösterilen bir marka olmak istiyoruz. Trend olmak kolaydır. Kalıcı olmak zordur. Biz zor olanı seçtik.