Gülçin-Zeki Güler : Evlerini Denizin Üzerine Taşıdılar

Gülçin-Zeki Güler : Evlerini Denizin Üzerine Taşıdılar Gülçin-Zeki Güler : Evlerini Denizin Üzerine Taşıdılar

Gülçin ve Zeki Güler çifti, İstanbul’da teknede yaşayan bir çift olarak yalnızca farklı bir hayat sürmüyor; kendi yaşam biçimlerini de yeniden tanımlıyor. “Bir evin dört duvar arasında olması gerektiğini kim söyledi?” sorusuyla yola çıkan ve Gülçin-Zeki Güler, İstanbul gibi milyonlarca insanın yaşadığı büyük bir şehirde, alışılmış yaşam düzeninin dışına çıkmayı tercih ederek evlerini denizin üzerine taşıdılar. Bugün tekneleri hem yaşam alanları hem de hayatlarının merkezinde olan çift, teknede yaşamak ilk bakışta özgürlük, deniz ve güzel manzaralardan ibaret gibi görünse de bu hayatın çok daha fazlasını barındırdığını söylüyor. Aldıkları kararla bugün birçok kişinin imrendiği ama korktuğu hayatı yaşamaya başlayan Gülçin-Zeki Güler çifti teknede yaşamanın avantajlarını ve zorluklarını Klass’a anlattı.  

Denizin üstünde küçük bir yerde yaşamak nasıl bir duygu?
Gülçin Güler: Küçük bir alanda yaşamak, eşyaları azaltmak, doğayla daha fazla iç içe olmak, hava koşullarını takip etmek ve teknenin sorumluluğunu üstlenmek… Tüm bunlar günlük hayatlarının bir parçası. Ancak bizim için asıl değişim, yaşadığımız yerden çok hayata bakışımızda gerçekleşti.

Tekne sizin için bir kaçış noktası mı? Teknede yaşarken iş hayatınızı nasıl sürdürüyor, günlük yaşamınızı nasıl devam ettiriyorsunuz?
Zeki Güler: Hayır. Tekne bizim için bir kaçış noktası değil. İstanbul’dan uzaklaşmadan, şehrin içinde farklı bir hayat kurmanın yolu. İşlerimizi sürdürüyor, içerik üretiyor ve günlük yaşamımızı teknede devam ettiriyoruz. Tekne hayatımızın tamamından kopmak anlamına gelmiyor. Sadece yaşam şeklimizi değiştirmiş oluyoruz.

Sosyal medyada “Biz Gidiyoruz” adıyla içerikler üretiyorsunuz. Bu içeriklerle neyi anlatmak istiyorsunuz?
G. G.: “Biz Gidiyoruz” yalnızca teknede yaşayan bir çiftin sosyal medya hesabı değil. Hayatın farklı şekillerde yaşanabileceğini göstermek için oluşturduğumuz bir platform. Bu hayatın yalnızca güzel taraflarını değil, gerçeklerini de anlatıyoruz.

“TEKNEDE YAŞAM HER GÜN TATİL YAPMAK ANLAMINA GELMİYOR. BAZEN BAKIM, BAZEN TEKNİK PROBLEMLER, BAZEN HAVA ŞARTLARI, BAZEN DE KÜÇÜCÜK BİR ALANDA İKİ KİŞİ YAŞAMANIN GETİRDİĞİ ZORLUKLAR HAYATIN BİR PARÇASI.”
Teknede yaşam gerçekten sürekli tatil yapmak anlamına mı geliyor?
Z. G.: Hayır. Teknede yaşam her gün tatil yapmak anlamına gelmiyor. Bazen bakım, bazen teknik problemler, bazen hava şartları, bazen de küçücük bir alanda iki kişi yaşamanın getirdiği zorluklar hayatın bir parçası.

Peki tüm bu zorlukların yanında size ne katıyor?
G. G.: Denizin üzerinde uyanmak, istediğimiz zaman yola çıkabilmek ve hayatımızın merkezine daha fazla özgürlük koyabilmek bu yaşamın en güzel taraflarından. Bizi ilginç kılan da aslında bu denge.

Takipçilerinizden teknede yaşamla ilgili ne tür sorular geliyor?
G. G.: “Teknede yaşamak pahalı mı?”, “Kışın üşümüyor musunuz?”, “İki kişi nasıl yaşıyorsunuz?”, “Tekne gerçekten ev olabilir mi?” gibi sorular geliyor. Bu sorular, insanların deniz üzerindeki bu yaşamı merak ettiğini gösteriyor.

Peki insanlara vermek istediğiniz en önemli mesaj nedir?
Z. G.: Hayat size sunulan seçeneklerden ibaret değil. Kendi yaşam biçiminizi kendiniz de tasarlayabilirsiniz. Biz de teknemizde yaşamaya devam ederken bu hikâyeyi daha fazla insanla paylaşmaya da devam ediyoruz.