Nilsu Alizade : “Taufie’nin Dünyasını Modern, Zarif Ve Zamansız Bir Estetik Üzerine Kurdum”
Taufie Kurucusu Ünlü İşkadını Nilsu Alizade, Moda Ve Lüks Dünyasından Beslenen Marka Yolculuğunu, Taufie’nin Zarif Ve Zamansız Tasarım Anlayışını Klass’a Anlattı Mücevheri kişinin stilini ve karakterini yansıtan güçlü bir ifade biçimi olarak gördüğünü belirten Taufie Kurucusu Nilsu Alizade; yeni sezon koleksiyonundan dijitalleşmeye, değişen mücevher kullanım alışkanlıklarından markanın büyüme stratejisine kadar merak edilenleri paylaşırken, uzun vadeli hedefinin Taufie’yi kendi estetik dilini ve kalite anlayışını koruyarak uluslararası ölçekte tanınan bir Türk takı markasına dönüştürmek olduğunu vurguluyor. Tasarımlarında modern çizgileri, rafine detayları ve zamansız bir estetik anlayışını buluşturduklarını ifade eden Alizade, trendlerin ötesinde yıllar boyunca kullanılabilecek ve sahibinin kişisel stilinin bir parçasına dönüşebilecek mücevherler tasarlamayı önemsediklerini söylüyor. Taufie Kurucusu Nilsu Alizade, moda ve lüks dünyasından beslenen marka yolculuğunu, Taufie’nin modern, zarif ve zamansız tasarım anlayışını Madhuss İstanbul’un muhteşem atmosferinde Klass okuyucularıyla paylaştı.
Taufie’nin kuruluş fikri, moda ve lüks sektörüne duyduğum ilgiyi kendi bakış açımla ifade etme arzumdan doğdu. Bilkent Üniversitesi İşletme Bölümü’ndeki lisans eğitimimin ardından Milano’da Istituto Marangoni’de Moda İşletmeciliği ve Marka Yönetimi alanında lisansüstü eğitimimi tamamladım. Ayrıca yine Istituto Marangoni’de Styling ve Fashion Design alanlarında sertifika eğitimleri aldım. Bu eğitimler, moda ve tasarım dünyasına farklı perspektiflerden bakmamı ve estetik anlayışımı geliştirmemi sağladı. Taufie’yi hayata geçirirken çıkış noktam yalnızca takı sunan bir marka yaratmak değildi. Ürünleri kadar görsel dili, iletişimi ve yarattığı atmosferle de kendine ait bir karakteri olan bir marka dünyası oluşturmak istedim. Benim için takı, bir görünümü tamamlayan detay olmanın ötesinde, kişinin stilini ve karakterini ifade etmesinin bir yolu. Bu nedenle Taufie’nin dünyasını modern, zarif ve zamansız bir estetik üzerine kurmayı hedefledim.
‘TAUFİE’DE AMACIMIZ, KİŞİNİN KENDİ STİLİNE DAHİL EDEBİLECEĞİ VE ZAMAN İÇERİSİNDE DE DEĞERİNİ KORUYABİLECEK PARÇALAR SUNMAK’
Taufie’nin tasarım dilini ve marka kimliğini nasıl tanımlıyorsunuz? Sizi mücevher sektöründeki diğer markalardan ayıran en önemli özellikler neler?
Taufie’nin tasarım dilini; modern çizgiler, ölçülü formlar, özenle seçilmiş detaylar ve zamansız bir estetik üzerinden tanımlıyorum. Tasarımlarımızda ilk bakışta kendini gösteren bir gösterişten ziyade, yakından incelendiğinde fark edilen detaylara, dengeli oranlara ve rafine bir görünüme önem veriyoruz. Bizi farklılaştıran noktalardan birinin de ürünleri tek tek değerlendirmek yerine, bütün bir marka dünyasının parçası olarak ele almamız olduğunu düşünüyorum. Bir parçanın formu ve materyali kadar, diğer tasarımlarla nasıl bir araya geldiği, farklı stillere nasıl uyum sağladığı ve zaman içerisinde nasıl kullanılabileceği de bizim için önemli. Taufie’de amacımız, belirli bir sezonun trendini temsil eden ürünlerden ziyade, kişinin kendi stiline dahil edebileceği ve zaman içerisinde de değerini koruyabilecek parçalar sunmak.
Koleksiyonlarınıza baktığımızda modern, güçlü ve aynı zamanda zamansız bir çizgi dikkat çekiyor. Tasarımlarınızı oluştururken hangi unsurlardan ve hangi dünyalardan ilham alıyorsunuz?
İlham kaynaklarımın başında moda, mimari, sanat ve doğa geliyor. Bunun yanı sıra farklı dönemlerin tasarım anlayışlarını ve kültürel referanslarını incelemeyi de seviyorum. Özellikle belirli bir döneme ait olmasına rağmen yıllar içerisinde zamansızlaşmış formlar benim için ilham verici. Bir koleksiyonun çıkış noktası bazen bir form, bazen bir taşın rengi, bazen de bir yüzey veya doku olabiliyor. Bu referansları doğrudan aktarmak yerine Taufie’nin estetik dili içerisinde yeniden yorumlamayı tercih ediyoruz. Benim için önemli olan, ilham aldığımız unsurların koleksiyonda yalnızca görsel bir karşılık bulması değil, aynı zamanda kendi içinde tutarlı bir hikâye oluşturması. Farklı karakterlere sahip parçaların bir araya geldiğinde aynı dünyanın parçası gibi hissedilmesini istiyorum.
Günümüzde mücevher yalnızca özel günlerde kullanılan bir aksesuar olmaktan çıkarak günlük stilin de önemli bir parçası hâline geldi. Taufie olarak değişen bu mücevher kullanım alışkanlıklarını koleksiyonlarınıza nasıl yansıtıyorsunuz?
Bence mücevher kullanımındaki en güzel değişim, takının artık yalnızca özel günlere ait görülmemesi. Kadınlar bugün bir parçayı günlük hayatında, iş stilinde, seyahat ederken veya akşam bir davette farklı şekillerde kullanabiliyor. Bu da mücevheri çok daha kişisel ve özgür bir ifade biçimine dönüştürüyor. Biz de koleksiyonlarımızda bu esnekliği önemsiyoruz. Tek başına kullanılabilecek kadar karakterli, farklı parçalarla bir araya getirilebilecek kadar da sade tasarımlar sunmaya çalışıyoruz. Taufie’de bir mücevherin yalnızca özel bir gün için saklanmasını değil, hayatın doğal akışına dahil olmasını istiyoruz.
Taufie tasarımlarında malzeme, taş seçimi, işçilik ve üretim kalitesi açısından özellikle önem verdiğiniz kriterler neler? Bir Taufie mücevherinin tasarımdan son hâline ulaşmasına kadar nasıl bir süreç işliyor?
Bir ürünün estetik görünümü kadar, kullanılan materyallerin niteliği ve üretim sürecindeki özen de bizim için önemli. Özellikle taş seçiminde renk, kesim, yüzey ve taşın genel tasarımla kurduğu uyuma dikkat ediyoruz. Bir materyalin yalnızca görsel olarak güzel olması değil, ürünün kullanım amacına ve tasarımın karakterine de uygun olması gerekiyor. Koleksiyona dahil edilecek bir parça, fikir aşamasından üretime ve son kontrole kadar farklı aşamalardan geçiyor. Bu süreçte tasarımın formu, materyal seçimi, üretilebilirliği ve son ürünün genel görünümü birlikte değerlendiriliyor. Benim için kalite, ürün tamamlandıktan sonra yapılan tek bir kontrolden ibaret değil. Doğru materyali seçmekten üretimdeki detaylara kadar sürecin tamamında korunması gereken bir standart.
Markanızın hitap ettiği kadını nasıl tanımlarsınız? Taufie kadınının stilini, yaşam biçimini ve mücevher seçimlerini belirleyen özellikler sizce neler?
Taufie kadını, kendi stilinin farkında olan ve seçimlerini yalnızca trendlerin yönlendirmesine bırakmayan bir kadın. Moda dünyasındaki gelişmeleri takip ediyor ama kendisiyle örtüşmeyen bir trendi sırf popüler olduğu için benimsemek yerine, kendi estetik anlayışına uygun olanı seçiyor.
Taufie için önümüzdeki dönemde nasıl bir büyüme yol haritası çiziyorsunuz? Yeni koleksiyonlar, mağazalaşma, farklı satış noktaları veya yurt dışına açılma konusunda hedefleriniz neler?
Taufie için uzun vadeli hedefim, markayı Türkiye sınırlarının ötesine taşıyarak uluslararası ölçekte tanınan bir Türk takı markası hâline getirmek. Türkiye’nin tasarım ve üretim alanındaki potansiyeline inanıyorum ve bu potansiyeli global ölçekte temsil edebilmek benim için önemli. Önümüzdeki dönemde yeni koleksiyonlarla ürün yelpazemizi geliştirmeye, markanın görünürlüğünü artırmaya ve farklı satış kanalları üzerinden daha geniş bir kitleye ulaşmaya devam edeceğiz. Seçili satış noktaları ve doğru iş birlikleri de büyüme planımızın bir parçası. Yurt dışına açılırken ise hızlı büyümekten ziyade Taufie’nin karakteriyle örtüşen pazarları ve iş birliklerini tercih etmek istiyoruz. Benim için Taufie’nin başarısı yalnızca ne kadar büyüdüğüyle ölçülmüyor. Markanın büyürken kendi estetik dilini, kalite anlayışını ve karakterini koruması çok daha önemli. Uzun vadede hedefim, Taufie’nin Türkiye’den çıkan ve uluslararası platformlarda da kendine ait bir dili olan, güvenilir ve kalıcı bir marka hâline gelmesi.