Feyzahan Ece Gedikli : ‘Fit Ol Parla’ Kitabı Kadınların Değer Algısını Ve ‘Kraliçe Bilincini’ Kökten Dönüştüren Bir Sistem Manifestosu

Feyzahan Ece Gedikli : ‘Fit Ol Parla’ Kitabı  Kadınların Değer Algısını Ve ‘Kraliçe Bilincini’ Kökten Dönüştüren Bir Sistem Manifestosu Feyzahan Ece Gedikli : ‘Fit Ol Parla’ Kitabı Kadınların Değer Algısını Ve ‘Kraliçe Bilincini’ Kökten Dönüştüren Bir Sistem Manifestosu

Mimozax Akademi Kurucusu Feyzahan Ece Gedikli, Yazarlık Serüvenini Klass’a Anlattı Asker bir baba ile ev hanımı bir annenin çocuğu olan, aileden aldığı disiplin ve çalışma azmiyle genç yaşta profesyonel anlamda çalışmaya başlayan Feyzahan Ece Gedikli, iş kadınlığı ve eğitimcilikteki başarısını yazarlığa da taşıdı. “Fit Ol Parla” kitabını okuyucularla buluşturan iş kadını 13 Haziran’da Şira Yayınları’nda imza günü düzenleyecek. Genç yaştan itibaren kitap hayranı olan ve akranları roman okurken İmamı Nablusi’nin İbn-i Şirin’in rüya tabirleri gibi kitapları okuyan Feyzahan Ece Gedikli, Mimozax Akademi ile yakaladığı başarıyı, eğitimcilik ruhunun kaynağını ve yazarlık dünyasındaki yakaladığı başarıyı Klass okurları için anlattı.  


Feyzahan Hanım, yazarlık kariyerine başlama kararını nasıl aldınız ve bu süreçte neler yaşadınız?
Bazen travmatik olaylar bizi yere yapıştırır; öyle ki nefes alamayacak hiç kalkamayacakmışız gibi hissederiz. Ancak ben, o acıdan çıkan enerjiyi alıp yepyeni bir ben inşa etmek için yakıta çevirdim. Yazarlığım, sadece bir kitap yazma süreci değil; düştüğü yerden bir kraliçe olarak kalkan kadının hikayesidir. Belki de bu yüzden kadınların kendi hayatlarının senaryosunu yeniden yazmalarını, onların başarılarını izlemeyi seviyorum. Mimozax Akademi’yi de bu yüzden kurdum. Amacımız, kadınların kendi kimlik mimarilerini inşa ederek hayatlarının direksiyonuna geçmelerini sağlamak. Yazarlık, bu vizyonu herkesin başucuna taşıyan bir elçilik görevi görüyor.


“Fit Ol Parla” isimli kitabınızla okuyucularla buluştunuz. İçeriği ve oluşturulma aşamasını sizden dinleyebilir miyiz?
​Bu kitap, geleneksel bir kilo verme veya diyet rehberi değil; kadınların değer algısını ve ‘kraliçe bilincini’ kökten dönüştüren bir sistem manifestosu. Aslında Fit Ol Parla, yıllarca kilo ile mücadele ederken ıskaladığım, ancak özüme döndüğümde keşfettiğim bir değer dönüşüm programı. Kitabın kalbindeki ‘zihinsel krallık’ ve ‘kraliçe bilinci’ kavramları, tüm sistemi adeta yeniden başlatıyor. Sistemimiz, 7 yıldır özel programlarıma katılan yüzlerce kadının parlayarak kendi fit olma yolculuklarını tamamlamasıyla başarısını kanıtlamış, özgün bir deneyimdir. Temelleri 20 yıl öncesine dayanan bu metodolojiyi, nihayet şimdi tüm okuyucularla buluşturuyoruz. Özetle Fit Ol Parla, zihnin kurduğu savunma sistemini hackleyerek başlıyor. Kitabımız, geleneksel kişisel gelişim veya zayıflama metinlerinin ötesine geçerek; QR kodlarla erişilen sesli imajinasyon çalışmalarıyla desteklenen, yeni nesil bir dönüşüm aracı. Kendi 48’den 36 bedene uzanan o sarsıcı yolculuğumda anladım ki; asıl mesele alınan kaloriler değil, zihnin hayata karşı ördüğü o kalın savunma hatlarıymış. İçimdeki asiyle zıtlaşmayı bıraktım, onun prangalarını çözdüm ve yasakları kaldırdım. Savunma bakanlığı ile barışınca süreç, bir suyun akışı gibi kendiliğinden ilerlemeye başladı. Kitabın özü aslında çok basit ama derin bir gerçeğe dayanıyor: İçimizdeki o küçük kız, yani çocukluğumuzdan beri bastırdığımız o değerli parça, kendi değerini gerçekten hissettiğinde beden de ona uyumlanıyor. Bizler duygusal yüklerimizi attıkça, zırhlarımızdan “yani o inatçı yağlarımızdan” kurtuluyoruz. Ben ve yüzlerce kadın, özümüzdeki o küçük kızı iyileştirerek başladık. Şimdi sıra sizde; yasaksız, kısıtlamasız, ağır egzersizlere veya cerrahi işlemlere ihtiyaç duymadan, kendi dönüşümünüzü başlatmaya davetlisiniz.

“BENİM ‘KRALİÇE VİZYONU’NA SAHİP BİR TARAFIM VAR”

İş hayatında da oldukça aktifsiniz. İki kariyeri bir arada sürdürmek zor olmuyor mu?
​Zamanı yönetmiyorum, onu ‘büküyorum’. İnsanlar benim iki farklı kariyerim olduğunu sanıyor; oysa ben sadece tek bir şeyi yapıyorum: Kadınların kimliğini mimar gibi tasarlıyorum. Benim ‘kraliçe vizyonu’na sahip bir tarafım var. O, devredeyken zorluklara meydan okuyan ve başarı mimarlığını bir zırh gibi kuşanan- kuşatan yol çizen tarafım. Ama bir de özümdeki şifacı tarafım var; işte o, günün sonunda tüm o spot ışıklarından gürültüden sıyrılıp yere bağdaş kurduğumda ortaya çıkıyor. O anlarda, içimdeki o küçük kızla buluşup kendi merkezime dönüyorum. Başarıyı sadece ayakta durarak değil, kendi içimdeki o sessizliği duyarak inşa ediyorum. Zorlanmıyorum; çünkü sistemin kurucusu olmak kadar, o sistemin içindeki şifacıyı beslemek de benim için keyifli.

Yazarlıktaki hedefleriniz nelerdir? Yeni kitaplar yazmayı düşünüyor musunuz?
​Evet, elbette düşünüyorum. Çünkü yazmak benim içsel enerji kaynağım gibi. Üstelik “Fit Ol Parla” benim için sadece bir kitap değil; kadınların omuzlarındaki görünmez yükleri yıkan, bir yaşam mimarisi ekolünün ilk manifestosu. Benim kadınların gücüne ve dönüşümüne olan inancım çok derin; bu yüzden kadınların kendi gerçekliklerini yeniden inşa etmeleri, özlerindeki o kıymetli ‘küçük kız’ ile barışmaları ve hayatlarının direksiyonunu ellerine almaları için yeni kitaplar yazmaya, rehberlik etmeye devam edeceğim. Çünkü kadınların birbirine ihtiyacı var. Hayat, başkalarının kurallarıyla yaşanacak bir yer değil; el birliğiyle, zarafetle ve güçle bizzat inşa edilecek bir krallıktır. Öğrencilerime hep söylediğim gibi “Vakit geldi, ‘an şu an’ o savunma mekanizmalarını indirme, içindeki o küçük kızın değerini hissetme ve kendi hayatının mimarı olma vakti”