Seda Yüksel : “Şarkıları Yeni Nesillere Aktaran Ve Sevdiren Bir Sanatçı Olarak Anılmak İstiyorum”

Seda Yüksel : “Şarkıları Yeni Nesillere Aktaran Ve Sevdiren Bir Sanatçı Olarak Anılmak İstiyorum” Seda Yüksel : “Şarkıları Yeni Nesillere Aktaran Ve Sevdiren Bir Sanatçı Olarak Anılmak İstiyorum”

Ünlü Sanatçı Seda Yüksel, Müziğe Olan Tutkusunu Klass’a Anlattı Müzik dünyasında adından sıklıkla söz ettiren Seda Yüksel, İstanbul Kadıköy’de doğmuş ve Rizeli bir sanatçı. Şarkı söyleme tutkusu çocukluk yıllarına dayanan Seda Yüksel, Haliç Üniversitesi Türk Müziği Ses Eğitimi Bölümü mezunu olarak müzik eğitimini profesyonel düzeyde almış bir isim. Müziğe olan tutkusunun ve eğitiminin çok önemli bir yer tuttuğunu belirten Seda Yüksel, dijitalleşen müzik dünyasının olumlu ve olumsuz yönlerini de dile getirerek dijital platformların müziğin hızla yayılmasını sağladığını ancak bazı değerleri de zedelediğini söylüyor. Ünlü sanatçı, ayrıca, yeni projeleri arasında nostaljik Türk sanat müziği şarkılarından oluşan bir albüm yer aldığını ve bu albümün ilk 3 şarkısının Nisan ayında dinleyicilerle buluşacağının da müjdesini verdi. Müzik kariyerindeki hedefinin kalıcı eserler bırakmak ve gelecek nesillere hitap etmek olduğunu ifade eden ünlü sanatçı, nostalji albümleriyle geçmişi geleceğe taşımayı amaçlıyor. Müzik dünyasında güçlü bir yer edinmeyi hedefleyen başarılı sanatçı Seda Yüksel ile müzik tutkusunu ve kariyer yolcuğunu Klass okurları için konuştuk.  

Seda Hanım, sahnelerde son dönemde adınızı sıkça duyuyoruz. Öncelikle sizi okuyucularımız için tanıyabilir miyiz?
Bir ilkbahar günü 14 Mayıs’ta İstanbul Kadıköy’de doğdum, aslen Rizeliyim.
Kendimi bildim bileli şarkı söylüyorum. Şarkı söylemek çok severek yaptığım ve beni besleyen en büyük şey. Şarkı söylemek ruhumu ve bedenimi rahatlatıyor, beni hafifletip içimdeki küçük çocuğu korumama yardımcı oluyor. Haliç Üniversitesi Türk Müziği Ses Eğitimi Bölümü mezunuyum. Ben mizaç olarak maskülen bir yapıya sahibim.
Müziğe olan tutkunuz nasıl başladı? Kariyer yolculuğunda eğitimin yerini anlatabilir misiniz?
Ben kendimi bildim bileli müziğe tutkusu olan biriyim. Böyle doğmuşum. Önce ailem fark etti ve destek oldular. Sonra geliştirmek için adımlar attım. 8 yaşımda ilkokul müzik öğretmenime ben okul bahçesinde şarkı söylerken arkadaşlarım Seda’nın sesi çok güzel diyorlardı, ondan sonra okuldaki ana derslerle hiç alakası olmayan, tamamen müzikle ilgili yarışmalarda okulu, ilçeyi, ili temsil eden sosyal bir kız oldum. Sonra kendime müziği daha iyi öğrenmeliyim ve sesimi daha iyi kullanmalıyım dedim. Müzik eğitimi almaya, okulunu okumaya karar verdim.14 yaşımda liseye başlarken hem ailemin desteği hem de kendi isteğimle bu fikri kafamda oluşturmuştum.

Konservatuar okumak kendimi geliştirme konusunda bu eğitimler bana katkı sağlayacaktı, buna emindim. Benim için Haliç Üniversitesi yıllarım çok güzeldi ve eğitimime büyük değerler kattı.
Müziğin dijitalleşmesi ve sektöre etkileri hakkında neler düşünüyorsunuz?
Ben bir Y kuşağı olarak albümle doğmuş bir dönemin kadınıyım. Albüme dokunmayı, içeriklerini okumayı çok severim. Kimler söz ve beste yapmış, kim düzenlemiş, hangi şarkılar var, hem dinlemek, dinlerken o yazıları okumak sonra o albümleri biriktirmek. Kasetin olduğu yıllarda teyp ile bitişik yaşıyordum. Ben neredeysem o da kesin yanımda olurdu. Dijitale bu açıdan bakınca çok mutluyum diyemem, ama bir şeylerin çok daha hızlı yayılmasını kolaylaştırdı elbet. Birçok şeyi de bozduğu gibi. Dijital sayesinde daha iyi kontrol edilebiliyoruz tabi o bizi daha iyi kontrol ediyor. Güzel olan yanı önceden insanlar haklarını savunamıyordu, şimdi dijital sayesinde birçok insan mağdur durumdan çıktı ve hak talep edebiliyor. Ve bu beni bir müzisyen olarak üreten insan açısından mutlu ediyor.

NİSAN AYINDA İLK 3 ŞARKIMIZ YAYINLANMIŞ OLACAK’

Yeni albüm ya da tekli çalışmalarınız var mı? Ne zaman tekrar hayranlarınızla buluşacaksınız?
Bu sene nostalji albüm çalışmalarım ve okumalarım devam etmekte. Nisan ayında ilk 3 şarkımız yayınlanmış olacak. Hepimizin yıllarca çok severek dinlediği, eşlik ettiği birbirinden güzel Türk sanat müziği şarkılarını tekrar yorumladım. Benim için çok iyi bir proje oldu. Ben 16 yaşındaydım bu şarkıları başka isimlerden dinlerken, şimdi 16 yaşındaki kardeşlerim bu şarkıları benden dinliyor. Bu yaşadığım ve gördüğüm ilgide bende tarifi kolay olmayan çok yüce duyguları barındırıyor. Bu şarkılar sosyal medyada kısacık halleriyle bile oldukça büyük beğeni aldı, sevenlerimin yoğun isteği üzerine hepsini tekli şeklinde çıkarıp, sonra bir albüm başlığı altında yayınlama kararı aldık. 2-3 ayda bir benden bu şarkıları duymaya başlayacaksınız. Onun dışında, kendimin yazdığı bestelediği şarkılarımda var. Ara ara onları da sizlerle paylaşmaya devam ediyor olacağım.

Sahne özeniniz, şıklığınız ve güzelliğinizle ön planda olan bir isimsiniz. Daima ön planda olan bir sanatçı olarak güzellik bakımlarınızda neler yapıyorsunuz?
Çevrem de bana enerjisi iyi gelen insanları görmek istiyorum, tercihlerimi ve seçimlerimi bu yönde geliştirmeye gayret gösteriyorum. Önce kendimizi keşfetmeli ve kendimize iyi gelmeliyiz.  Bizi aşağı çeken insanlarla da mesafeyi korumalıyız elimizden geldiğince. Bence en iyi güzellik burada başlıyor. İnsan, içten ışıldadığı zaman ışığını dışına yansıtıyor buna eminim. Konu yemeğe gelince de bol bol salata ve sebze tüketiyorum ama gerçekten sevdiğim için sebze tüketiyorum, sadece sağlıklı olduğu için değil. Et ile aram pek iyi değil ama deniz ürünleri ile harika. Bakımı soracak olursanız rutin nemlendiricilerim ve iyi asitleri içinde barındıran toniklerim var. Onun dışında günlük hayatımda makyaj yapan biri değilim, en iyi makyaj sağlıklı parlak görünen bir cilt bence. Ve makyajla uyuduğum bir gün bile hatırlamıyorum. Muhakkak o makyajı çıkarırım, bu konuda asla üşenmem. Saçımda boya yok, kimyasal içeren doğal olmayan her şeyden oldukça uzağım. Uzun yıllardır şekerli asitli içecekler tüketmiyorum, paketli gıdalar, hazır yiyeceklerden hiç hoşlanan biri değilim. Fastfood tercih eden biri değilim nerdeyse hayatımda hiç yok. Işık almayan, karanlık bir odada uyumaya dikkat ediyorum. Bunların birçoğu kendimi daha iyi hissetmeme neden oluyor.

Gündelik hayatınızda neler yaparsınız? Bir gününüz nasıl geçer?
Sahne de olmadığım bir günse, doğayla iç içe olmaya çalışırım. Yaşadığım yer bu alışkanlığımı sürdürebilmeme müsait. Örneğin ormanda yürüyüş yaparım, kendimi dinlemeyi, kitap okumayı, kedi ve köpeğimle vakit geçirmeyi çok severim. Bazen de giyim odamı toplar, düzeltirim. Mutfağa gelince yeni lezzetler yaratmak ve bu lezzetleri dostlarımla soframda paylaşmak çok hoşuma gider.

‘SANATIN TÜM DALLARINA OLDUKÇA BÜYÜK BİR İLGİM VAR’

Profesyonel müzik kariyeriniz dışında sanatla ne kadar ilgilisiniz?
Sanatın tüm dallarına oldukça büyük bir ilgim var. Kendime vakit yaratıp sergi gezmekten hoşlanırım. Seramik, boyama, el işçiliği ile ilgilenmek çok hoşuma gider. Bir şeyin estetik olması, gözüme ve ruhuma hitap etmesi benim için çok önemlidir. Yeni bir şeyler yaratabilmeyi, keşfetmeyi ortaya yeni bir şeyler çıkarabilmeyi çok severim ve haz duyarım.

Son olarak müzik dünyasındaki hedeflerinizi anlatır mısınız?
Elbette kalıcı eserler bırakmak istiyorum. Mesleğimde yorumculuğumla ve üretkenliğimle nesillere hitap etmek, farklı insanlarla buluşup ortak duygular paylaşmak, nostalji albümlerimi seri şeklinde çıkarmak hedeflerim arasında. Bu şarkıları yeni nesillere aktaran, sevdiren bir sanatçı olarak anılmak istiyorum.